Ana Sayfa Haberler, Manşet, Öne Çıkanlar 18 Kasım 2013 240 Görüntüleme

Sözleşmelilerin mağduriyeti devam ediyor

Konya’da diş hekimi olarak görev yaparken, sözleşmesi 28 Şubat döneminde başörtüsünden dolayı feshedilen Nuray Kıral, kadrosunun ‘İşçi olmayan kamu görevlisi’ statüsüyle yapılması nedeniyle işine dönemiyor..
28 Şubat döneminde başörtüsü ve dini inançları gibi sebeplerle işten çıkarılan kamu çalışanlarının işlerine geri dönmesini sağlayan ve geçtiğimiz Ağustos ayında resmi gazetede yayımlanan torba kanun birçok memurun işine dönmesinin önünü açtı. 3 ay içerisinde belirtilen şartlara sahip olan tüm işten çıkarılan kamu görevlilerinin işe dönmesini sağlayan kanun, aynı durumdaki sözleşmeli personelin mağduriyetini ise gidermedi.

İŞÇİ STATÜSÜ VERİLDİ

Konya’daki SSK Zindankale Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde diş hekimi olarak görev yaparken başörtüsü gerekçesiyle sözleşmesi feshedilen Nuray Kıral da mağdur olanlardan biri.

DİSİPLİNDE MEMUR GÖSTERDİLER

1997’nin Temmuz ayında başladığı görevinden kılık kıyafet yönetmeliğine uymadığı gerekçesiyle Ağustos 1998’de uzaklaştırılan Kıral, kanunun tanıdığı hak doğrultusunda görevine dönmek için Kamu Hastaneleri Kurumu’na başvurdu ancak kanunun sadece memur statüsünde olanlar için çıkarıldığını öğrendi. SSK’nın birleştiği Sosyal Güvenlik Kurumu’na da başvuran Kıral, buradan gelecek yanıta göre dava açmaya hazırlanıyor. Kıral, ‘Bizim statümüz ‘İşçi sayılmayan kamu görevlisi’ olarak geçiyordu. İşçi değildik memur da değildik. Memurların tabi tutulduğu disiplin cezasına tabi tutuldum şimdi memurlar gibi aynı hakka sahip değilim. Benimle aynı dönemde sözleşmeli olarak işe başlayan tüm hekimler memur olarak atandılar’ ifadelerini kullandı.

Kel miyim diye kontrol ettiler

Kıral 28 Şubat döneminde yaşadığı insanlık dışı uygulamalarını da şöyle anlattı: ‘Çalışma Bakanı’nın hastaneyi ziyaret edeceği bir günde katılım zorunlu olmasına rağmen bana öğle saatlerinde izin verdiler. Bakanın karşısına başörtülü çıkmamı istemediler. Bazı başörtülü memurlar kısmi kellikleri olduğunu ifade ederek başörtüsü taktıklarını söylüyorlardı. Müfettişler de savunmamı alırken benim de sanki bu sebepten başörtü taktığımı düşündüler ve beni kadın bir doktorla bir odaya sokup saçımın olup olmadığını kontrol ettiler. Başörtüsü takma gerekçelerimizin hiçbirine inanmadılar. Bir türlü tatmin olmadılar. Sürekli farklı amaçlar güttüğümüzü düşünüyorlardı.’

Yorumlar

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • AVUKAT ALİ VOLKAN EMİR :

    Mart 3, 2014-9:33 pm

    Genel Sağlık Sigortası Borç Mağdurları Gönüllüleri adına Av.Ali Volkan EMİR’in basın açıklamasını sunuyoruz

    Bugün 4,5 milyon yurttaşımızı ilgilendiriyor. Bugün itibarı ile vatandaşlarımızın Genel sağlık sigortasında prim borcu 4 milyar TL’ya ulaşmıştır. Sağlık hakkı en temel insan haklarından birisidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kendisini; Sosyal bir Devlet olarak tarif etmektedir. Sosyal devlet, burada kişilere sadece temel hak ve özgürlükler sağlamakla yetinmeyen, aynı zamanda, vatandaşların sosyal durumlarını iyileştirmeyi, insan haysiyetine yaraşır bir yaşam sekli sunmayı, sosyal güvenliğe kavuşturmayı kendine ödev bilen devlet anlayışıdır. Sosyal devlet vatandaşına belli bir hizmeti verebilmek için bazı kuralları dayatırken, bu kuralı yerine getirme imkânı olmayanlara da bu hizmeti sağlamak zorundadır. Örneğin devlet vatandaşına sağlık hizmeti verebilmek için GSS primi ödemeyi şart koşarken diğer yandan bu primi ödeme imkânı olmayanlara paran yoksa öl diyemez. Prim borcun var kanseri tedavi edemeyiz, diye bir insanı hastane kapısında geri çeviremez. Bu Sosyal Devlet olmanın olmazsa olmaz şartıdır.

    MAĞDURİYET

    1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren ve ülke şartları düşünülmeden çıkarılan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile insanlarımızın borçsuz ölme hakkı da elinden alındı ne yazık ki. 18 yaşın üzerindeki herkesten sağlık sigortası primi kesilmesi gündeme geldi. Şayet 18 yaşın üzerindeki kişi lisede öğrenim görüyorsa 20; üniversite eğitimi alıyorsa 25 yaşına kadar primleri devlet tarafından karşılanır. Ancak bu kişi öğrenim görmüyorsa sağlık hizmetlerinden yararlansa da yararlanmasa da sağlık sigortası primi ödemek zorundadır. İşsiz gençlerin prim tutarları, birlikte yaşadığı ailenin aylık toplam gelirine bakılarak hesaplanıyor. Ailede birey başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte birinden fazla ise 18 yaşından büyük bireyler için 42.8 lira, prim ödemesi gerekiyor. Geliri asgari ücretin iki katı ise 128.5 lira, asgari ücretin 2 katından fazla ise 257.4 lira prim ödemesi şart koşuluyor. Yasada gelir testinden geçilmemesi durumunda primlerin asgari ücretin 2 katı üzerinden hesaplanabileceğine ilişkin hüküm bulunduğundan gençlere gelen borçların büyük ölümü geçmiş 24 ayı kapsadığından 2012 yılı için 225 lira, 2013 yılı için de 245 lira üzerinden hesaplandı. Bu da gençlere yüklü borçlar gelmesine neden oldu. Ancak henüz iş bulamamış, iş bulsa da halen ailesinin desteğine ihtiyaç duyan gençlere prim ödeyin derseniz kimse doğru dürüst prim ödemez.

    TALEP

    Genel sağlık sigortası prim borcu konusunda çok daha vahim bir durum var. Bir gencimiz işten ayrıldığında da GSS primi ödemek zorunda. Eğer ödeyemezse sağlık hizmetlerinden yararlanamıyor. Şimdi buradan AKP hükümetine sesleniyorum: işsiz kaldığı için prim borcunu ödeyemeyenler hasta olurlarsa ne yapacaklar? Bu insanlar yeni bir işe girseler ve prim ödemeye başlasalar dahi işsizken ödeyemedikleri primler nedeni ile tedavi olma hakları yok. Bu nasıl bir sosyal devlet? Bu yüzden milyonlarca insan hastane kapılarında maddi bir sürprizle karşılaşıyorlar. Hastanelerde vatandaşa bas geri git, para bul da gel diyorlar. Ne yapacak bu insanlar? Tekrar kocakarı ilâçları ile mi tedaviye başlasınlar? Devlet hastasını hastane bahçesinde bırakamaz. Ben GSS üyesi olan vatandaşlarımızın prim borçları ve katlanarak artan gecikme faizlerini silinmesi için bir gönüllü proje teklifi veriyorum. Bu teklifimin basın aracılığı ile duyurulmasını ve Türkiye kamuoyu tarafından bunu desteklenmesini bekliyorum. Aksi halde kimsenin şikâyet etme hakkı olmayacaktır. Sorun gençlerimiz, işsizlerimiz, emeklilik bekleyenler, iflas eden esnafımız, geliri olmayanlar için önemli mağduriyet konusudur. Gelin vatandaş olarak ortak noktalarda birleşelim. Konuyu lütfen değerlendiriniz, konu hakkında kısa bir görüşme yapalım diyoruz. Mağduriyete ait konuyu ilginize sunarım.

    Saygılarımızla.

    Genel Sağlık Sigortası Borç Mağdurları Basın Sözcüsü

    Av.Ali Volkan EMİR – İletişim Telefon : 0-532-361-75-81
    alivolkanemir@mynet.com

    #gssiptaledilsin

Tema Tasarım | Osgaka.com