Ana Sayfa Haberler 13 Şubat 2016 106 Görüntüleme

20 Bin Uzman, 10 Bin Pratisyen Hekim Açığımız Var

Müezzinoğlu, "Planlamayı daha iyi yapmak konusunda ise yine sıkıntı hekim azlığından. Aile hekimi sayısı 22 bin hekim yerine 30 bin hekim olsa bir aile hekimine 3 bin 700 vatandaşımızı vermek yerine 2 bin 500 vatandaş verdiğimizde tabii ki oradaki standart yükselecek. Asgari bazda 20 bin uzman hekim açığımız var, 10 bin pratisyen hekim açığımız var. Peki bu açığı nasıl kapacağız.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Suriyelilerin getirdiği yük aşikar ancak bu millet, yükleri kaldırabilme dinamiği olan bir millettir” dedi. Ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği kentte, Gaziantep Kent Konseyinin “Sağlık” başlıklı 8’inci Olağan Genel Kuruluna katılan Müezzinoğlu, burada yaptığı konuşmada, kent konseylerinin ortak vizyon oluşturmak, yöneticilere, idarecilere yön gösteren, şehrin geleceğiyle ilgili temel taşları belirleyen toplumla beraber, demokrasinin ruhunu derinleştiren bir amacı olduğunu, Gaziantep’te de bu amacın örnek bir tabloyla yürütülmesinin takdire şayan olduğunu söyledi. Diyarbakır’da daha çok terörün sağlığı etkilediği boyutlar tartışılırken bu bölgede de Suriyeli misafirlerin sağlığa getirdiği yük, topluma getirdiği yük, kentteki sağlık açısından sıkıntılar ve gelecekle ilgili değerlendirmeler yaptıklarını belirten Müezzinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriyelilerin getirdiği yük aşikar ancak bu millet, yükleri kaldırabilme dinamiği olan bir millettir. Almanya bizden fakir mi, İngiltere, Fransa bizden fakir mi? Bir 100 bin ya da 200 bin rakamıyla muhatap olduklarında hemen toplumsal reaksiyonları veya idari bir sürü tedbirler geliyor. Bir bakıyorsun ki insan haklarını en çok onlar kullanır, en çok onlar konuşur, en çok onlar bahseder ama insan hakları insanların mağduriyeti, açlığı, yoksulluğu, savaştan mağduriyetleri bahsedildiğinde ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ dercesine, oradaki ölümleri bir film seyreder gibi seyrettikleri ortada.” Türkiye’nin insani yardımda geldiği seviyeye ilişkin değerlendirmede bulanan Müezzinoğlu, şunları kaydetti: “Ne zaman ki Türkiye’den gelen yükün 2,5 milyonları aştığında, bu yükün bir kısmı onlara kaydığında, ‘Denizlerde ölenler ölsün’ diyebiliyorlar. Hatta Türkiye’ye sınırları açın, ihtiyacı olan herkes gelsin ama Türkiye’de ‘sınırlarını kapatın bize sıkıntı verecek hiç kimse gelmesin’ dercesine davranıyorlar. Böyle bir çelişkiler dünyasında da yaşayan bir ülkeyiz. Ama biz medeniyet değerleriyle, insani duruşuyla, yükümüz ağır da olsa bu yükü kaldırabilecek kadar ve bu yükün altından ezilmeden, saygınlığımızla, onurumuzla, milletin tarihi geçmişinden getirdiği, tarihi geleceğe yürüyecek bir bakış açımız var. Bu, zorluklara rağmen devam edecektir.” Türkiye’de hekim azlığına dikkat çeken Müezzinoğlu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde 10 bin nüfusa ortalama 37 hekim düşerken, Türkiye’de 17 hekim düştüğünü belirtti. Hemşire oranında da yüzde 40’lar seviyesinde olunduğunu dile getiren Müezzinoğlu, “Bütün bunlara rağmen biz herhangi bir gerekçenin arkasına gizlenmeden 13-14 yıldır, vatandaşın her kesimine sağlığı hakkaniyetli bir şekilde ulaştırmaya çalışıyoruz. Ayrıca OECD ülkesi vatandaşların hekime ortalama müracaat sayısı yüzde 8 küsur. Bu konuda eleştiri alıyoruz ancak bizimki de 8 küsur. Avrupa’da Alman ya da İngiliz’in hekime müracaat etme hakkını normal görüyoruz da bizim vatandaşımızın hekime başvurma hakkını neden normal görmüyoruz” dedi. Müezzinoğlu, şöyle devam etti: “Planlamayı daha iyi yapmak konusunda ise yine sıkıntı hekim azlığından. Aile hekimi sayısı 22 bin hekim yerine 30 bin hekim olsa bir aile hekimine 3 bin 700 vatandaşımızı vermek yerine 2 bin 500 vatandaş verdiğimizde tabii ki oradaki standart yükselecek. Asgari bazda 20 bin uzman hekim açığımız var, 10 bin pratisyen hekim açığımız var. Peki bu açığı nasıl kapacağız. Değerli arkadaşlar kimseyi suçlamak istemiyorum ama 2007 yılına kadar YÖK bu ülkede hekim fazlası olduğunu belirterek hekim kontenjanlarını 25 yıl nüfus artış oranını da kale almadan kontenjanları dondurdu. 1987 yılından 2007 yılına kadar Türkiye’de ‘hekim fazlası var’ denildi. 2007’den sonra YÖK’teki değişikliği sağlayınca ilk defa tıp fakültelerine 5 bin yerine 7 bin 500 öğrenci aldık. Bir tıp fakültesi öğrencisinin uzman olarak karşımıza gelmesi ise en erken 10 yıl sürüyor. Eleştirmek kolay ama sorunun çözümü konusunda bir şeyler yapmak lazım. Arkadaşlar bina yapmak gibi değil, teknolojiyi almak gibi değil. 10 yıl eğitim görmüş birini görevlendirmek gerekiyor. Açığımız da bu.” Toplantıya, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve çok sayıda davetli katıldı.